Çinli Markaların Türkiye’deki sancılı yolculuğu!..
Türkiye’de Çinli otomobillerin satışları artarken, Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, yerli markaların Çinli rakiplere karşı fiyat ve donanım açısından geri kaldığını belirtti. Eroldu, bu durumu Ankara’ya mesajlar göndererek “Ya yatırım ya yaptırım” diyerek Çinli üreticilerin Türkiye’ye yatırım yapmasını talep etti. Hükümet de yanıt olarak, AB ve STA üyesi olmayan ülkelerden gelen konvansiyonel ve klasik hibrit araçlara %25, plug‑in hibritlere %30, elektrikli araçlara ise %30 ek mali yükümlülük getirdi; bu yükümlülükler araç başına minimum 6 000, 7 000 ve 8 500 doları kapsıyor.
2026’nın Ocak‑Ağustos döneminde toplam 564 241 otomobil satıldı ve Çinli markaların pazar payı %5,99’a geriledi; Ağustos ayında ise %4,31’e düştü. Bu süre zarfında Chery 16 056, OMODA & JAECOO 8 886, BYD 6 878, MG 1 940 ve Hongqi 17 adet satış gerçekleştirdi. Chery Grubu’nun toplam satışı 24 942 oldu, bu da Çinli araçlar arasında yaklaşık %74’ü oluşturuyor. Ağustos ayında Chery 1 361, OMODA & JAECOO 960, BYD 46, MG 280 ve Hongqi 2 araç satarak toplam 2 649 adet elde etti; bu rakamların %88’i Chery Grubu’ndan geldi.
Chery Grubu’nun bu başarıyı sürdürmesinde, Türkiye’deki yerel ekibin, özellikle Kurucu Kıdemli Başkan Yardımcısı Ahu Turan’ın önderliğinde oluşturulan bayi ağı, satış sonrası hizmet, iletişim ve ürün konumlandırması önemli rol oynadı. Böylece Çinli otomobil markaları için sadece fiyat avantajı değil, aynı zamanda yerel yönetim tecrübesi ve sürdürülebilir bir iş modeli kritik hale geldi.
